Yıldız Masalı

Yıldız Masalı Dizisi Fan sitesi
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Karagöz İle Hacivat Konuşmaları
Çarş. Haz. 06, 2018 5:21 pm tarafından Serdar102

» Futbolcu Ayka - Serdar Yıldırım
Çarş. Haz. 06, 2018 5:12 pm tarafından Serdar102

» Atatürk'ün Çocukluk Anıları
Ptsi Ekim 23, 2017 1:57 pm tarafından Serdar102

» Saz Çalan Kazım
Çarş. Ara. 17, 2014 8:42 pm tarafından Serdar102

» Ferhat Göçer - Unutmuş Çoktan
Salı Şub. 07, 2012 12:23 pm tarafından Safura

» Model - Pembe Mezarlık
Salı Şub. 07, 2012 12:22 pm tarafından Safura

» Ozan Doğulu feat. Atiye - Aşkistan
Salı Şub. 07, 2012 12:21 pm tarafından Safura

» Mustafa Ceceli - Sensiz olmaz ki
Salı Şub. 07, 2012 12:20 pm tarafından Safura

» En iyi grup hangisi?
Cuma Ocak 06, 2012 12:18 pm tarafından Safura

» Ajda Pekkan - Arada Sirada
Cuma Ocak 06, 2012 12:08 pm tarafından Safura

» 4 yüz Kız kıza
Cuma Ocak 06, 2012 12:07 pm tarafından Safura

» Hareketli İmza Yapımı
Cuma Ocak 06, 2012 12:04 pm tarafından Safura

» Ctrl+v Yap Bakalım Ne Çıkacak?
Cuma Ocak 06, 2012 11:56 am tarafından Safura

» Yıldız Masalı 1. Bölüm 3. Kısım
Cuma Ocak 06, 2012 11:46 am tarafından Safura

» Yıldız Masalı 1.Bölüm 6.Kısım
Cuma Ocak 06, 2012 11:45 am tarafından Safura

En iyi yollayıcılar
αятιѕт
 
göкнαηℓσνє
 
Safura
 
sanemim
 
Serdar102
 
MeLiSa..
 
Yağmur
 
Istatistikler
Toplam 10 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: Serdar102

Kullanıcılarımız toplam 276 mesaj attılar bunda 232 konu
Ekim 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031    
TakvimTakvim

Paylaş | 
 

 Atatürk'ün Çocukluk Anıları

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Serdar102



Posts : 4
Başarı puanı : 12
Join date : 17/12/14

MesajKonu: Atatürk'ün Çocukluk Anıları   Ptsi Ekim 23, 2017 1:57 pm


DÜNYA ASKERİ LİSELER ŞAMPİYONU

Mustafa Kemal, Şemsi Efendi Okulu 4. sınıfa giderken koşuda Selanik Şampiyonu olmuştu. Selanik Askeri Rüştiyesi ve Manastır Askeri İdadisi'ne giderken koşuyu bırakmadı. Arkadaşlarıyla her gün antrenman yapardı. Özellikle Manastır Askeri İdadisi'nde ( şimdiki askeri lise) 1 mil ( 1.609 metre ) koşusunda okulun yıldızıydı. Yarış başlar başlamaz öne geçer ve yarışı önde götürürdü. 1 mil koşusunda geçildiği görülmemişti. Askeri liseler arasındaki koşu yarışında Mustafa Kemal ülke şampiyonu olmuştu. Aynı yıl Manastır'da düzenlenen dünya askeri liseler şampiyonasında 1 milde birinci olarak dünya şampiyonu olmuş ve altın madalya kazanmıştı.



MUSTAFA KEMAL ATATÜRK: BİR KILIÇ USTASI

Harp Akademisi'nde derslerden arta kalan zamanlarda sporla uğraşırdık. Jimnastik, koşu ve eskrim favori sporlardı. Eskrimde ilk yıl hariç, epe, flöre ve kılıç müsabakalarında birinciliği kimseye kaptırmadım. Okulda her ay eskrim müsabakaları düzenlenirdi. Bu müsabakalarda birinci olmak için, yoğun çaba sarf ederdik. Devletimiz savaşlardan fırsat bulup da uluslararası yarışmalara katılamıyordu.

Almanların flörede Dünya Şampiyonu olmuş sporcusu Hans'a benim adımı söylemişler. İstanbul Harp Akademisi'nde Mustafa Kemal Bey var. Acar bir eskrimciymiş. Üç dalda şampiyonmuş. Sen onu yenemezsin, demişler. Geldi, beni buldu. Flörede karşılaştık. Alman çok hızlıydı. Karşımdayken bir anda içeri giriyor, bana kılıcıyla dokunmaya çalışıyor fakat ben ani bir refleksle hamlesini karşıladığımda benim hamle yapmama fırsat bırakmadan geri çekiliyordu. Bir an için bile olsa gözümü kırpmama izin vermiyordu. Alman'ın bileğinin hakkıyla Dünya Şampiyonu olduğuna kaniydim. Ama ben de şu son Dünya Şampiyonası'na katılabilseydim, belki bu Alman'la finalde karşılaşırdım. Kendi kendime, final maçı bu, dedim. Haydi, Mustafa Kemal, sen onu yenersin, dedim.

Alman'ın rakiplerini müsabaka başlar başlamaz, ilk dakikada sürklase ettiğini biliyordum ama benim de dirençli ve yenilgi kabul etmez bir yapım vardır. Devamlı olarak Almanca bir şeyler söylüyordu. Anladığım kadarıyla, söyledikleri beni tehdit eden bir boyuta ulaşmıştı. Ben de çok iyi bildiğim Fransızcayla tehditvari konuşunca Alman'ın hareketlerinin yavaşladığını fark ettim. Belli ki yorulmaya başlamıştı. Yine Fransızca olarak, bak ben Türküm, ama önümde diz çökeceksin, dedim. Bu cümle Alman'ı bitiren son konuşma oldu. Peş peşe sayı alarak Alman'ı perişan ettim.

Ben Dünya Şampiyonuyum, bu gezegende kimse karşımda duramaz, diyen Alman yenilmişti. Benimle tokalaşmadan, başı önde sahadan yenik ayrıldı. Sonradan ilk gemiyle memleketine döndüğünü öğrendim. İntihar teşebbüsünde bulunmuş ama kurtarmışlar.




YÜZBAŞI MUSTAFA KEMAL VE KURTLAR

11 – Ocak – 1905 yılında Mustafa Kemal, Harp Akademisini bitirerek Kurmay Yüzbaşı oldu. 24 yaşındaydı. Önce Selanik’e annesi ve kız kardeşinin yanına daha sonra da dayısının çiftliğine gitti. Çiftlikte iki gün kalacaktı.

Mustafa Kemal o gece güzel bir uyku çekti ve sabah karla uyandı. Her taraf beyaza boyanmıştı. Kahvaltıdan sonra dayısına, çevrede gezintiye çıkmak ve çocukluğunda günlerini geçirdiği bakla tarlasına uğramak istediğini söyleyerek dışarı çıktı. Hava oldukça soğuktu. Ellerini birbirine oğuşturduktan sonra, paltosunun yakasını kaldırdı. Yağmış olan bir karış karda, güçlü adımlarla, ileri doğru yürüdü.

Bakla tarlası kar altındaydı. Tarlanın ortasında bulunan kulübe üstündeki ağırlığa direniyordu. Kulübenin üstündeki karları temizledi. Yıllardır buraya gelmediği için, kulübe bakımsız kalmıştı. ” Dayıma söyleyip, kulübeyi onarmasını sağlamalıyım, diye düşündü. Kim bilir bir daha ne zaman gelirim? Yoksa bu işi dayıma havale etmezdim. ”

Mustafa Kemal ilerden kurt uluması duydu. Buna aldırmadı ama ikinci bir kurt uluması daha duyunca irkildi. Hem bu uluma daha yakından geliyordu. Belli kurtlar yaklaşıyordu. Artık çiftliğe dönemezdi çünkü kurtlar, çiftlik yolu üstündeki ağaçlık alandaydı.

Karşı dağın yamacındaki mağarayı hatırladı. Çocukken birkaç kere bu mağaraya gitmişti. Tahminine göre, kurtlar sürü halindeydi. Sekiz, on tane kurtla açık alanda kazanma şansının az olduğu bir uğraşa girmek anlamsız olurdu. Mağaraya doğru hızlı adımlarla yürümeye başladı. Kurt ulumaları çoğalınca, yürümeyi bırakıp, koşmaya başladı. Bu arada tabancasını çekmiş ve sağ eline almıştı. Bir aralık arkasına dönüp baktığında peşine takılan kurtların en az on tane olduğunu gördü. ” Kurtlar, beni sabah kahvaltısı olarak görüyorlar ama böyle olmadığını anlayacaklar. Hele bir mağaraya varayım. ” dedi içinden.

Mağaranın girişine geldiğinde kurtların nefesini ensesinde hissetti. Aniden dönerek en yakınındaki kurda ateş etti. Kurt yere yuvarlandı. Gürültüden korkan kurtlar kaçtılar. Onların yine geleceğini bildiği için, tabancasını doldurdu ve sol eline aldı. Sağ eliyle kılıcını çekti. Mağaranın ortasında ayaklarını açarak, heybetli bir şekilde durdu. Kurtlara karşı yapacağı savaşa hazırdı. ” Gelsinler ve ne olacağını görsünler, diye düşündü. Dört bir yandan etrafımı saracak olan kurtları, bu savaşta yenilgiye uğratmazsam, bana da Mustafa Kemal demesinler. ”

Kurtlar, dönüp gelmişlerdi ama nedense mağaranın önünde bekliyor, içeri girmiyorlardı. Onlar içeri girmezseler ben dışarı çıkarım, diyen Mustafa Kemal, aniden taarruza geçti. Bir ateş etti, bir kurt yere düştü. İki kılıç salladı, iki kurt yere düştü. Bozguna uğrayan kurtlar, geldikleri gibi gittiler. Mustafa Kemal her ihtimale karşı etrafını kollayarak çiftliğe geri döndü. Birkaç dakika daha geç gelseymiş, dayısı ve çiftlik çalışanlarıyla yolda karşılaşacakmış. Çünkü onlar tabanca seslerini duymuşlar ve yardıma geliyorlarmış.


SON


Serdar Yıldırım
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Atatürk'ün Çocukluk Anıları
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Türk Boyları savaşçıları
» İstila Kapıları
» YasEMinİn haYAtI
» Burçlar ve Taşları
» ŞAİR ATATÜRK

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Yıldız Masalı :: Genel :: Edebiyat :: Hikaye-
Buraya geçin: