Yıldız Masalı

Yıldız Masalı Dizisi Fan sitesi
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» Atatürk'ün Çocukluk Anıları
Ptsi Ekim 23, 2017 1:57 pm tarafından Serdar102

» Saz Çalan Kazım
Çarş. Ara. 17, 2014 8:42 pm tarafından Serdar102

» Ferhat Göçer - Unutmuş Çoktan
Salı Şub. 07, 2012 12:23 pm tarafından Safura

» Model - Pembe Mezarlık
Salı Şub. 07, 2012 12:22 pm tarafından Safura

» Ozan Doğulu feat. Atiye - Aşkistan
Salı Şub. 07, 2012 12:21 pm tarafından Safura

» Mustafa Ceceli - Sensiz olmaz ki
Salı Şub. 07, 2012 12:20 pm tarafından Safura

» En iyi grup hangisi?
Cuma Ocak 06, 2012 12:18 pm tarafından Safura

» Ajda Pekkan - Arada Sirada
Cuma Ocak 06, 2012 12:08 pm tarafından Safura

» 4 yüz Kız kıza
Cuma Ocak 06, 2012 12:07 pm tarafından Safura

» Hareketli İmza Yapımı
Cuma Ocak 06, 2012 12:04 pm tarafından Safura

» Ctrl+v Yap Bakalım Ne Çıkacak?
Cuma Ocak 06, 2012 11:56 am tarafından Safura

» Yıldız Masalı 1. Bölüm 3. Kısım
Cuma Ocak 06, 2012 11:46 am tarafından Safura

» Yıldız Masalı 1.Bölüm 6.Kısım
Cuma Ocak 06, 2012 11:45 am tarafından Safura

» Yıldız Masalı 1.Bölüm 5.Kısım
Cuma Ocak 06, 2012 11:43 am tarafından Safura

» Yıldız Masalı 1.Bölüm 4.Kısım
Cuma Ocak 06, 2012 11:41 am tarafından Safura

En iyi yollayıcılar
αятιѕт
 
göкнαηℓσνє
 
Safura
 
sanemim
 
Serdar102
 
MeLiSa..
 
Yağmur
 
Istatistikler
Toplam 10 kayıtlı kullanıcımız var
Son kaydolan kullanıcımız: Serdar102

Kullanıcılarımız toplam 274 mesaj attılar bunda 230 konu
Nisan 2018
PtsiSalıÇarş.Perş.CumaC.tesiPaz
      1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
30      
TakvimTakvim

Paylaş | 
 

 Çanakkale Şehitlerine-Mehmet Akif Ersoy

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
göкнαηℓσνє
Admin
avatar

Posts : 81
Başarı puanı : 242
Join date : 22/07/11

MesajKonu: Çanakkale Şehitlerine-Mehmet Akif Ersoy    C.tesi Tem. 23, 2011 10:43 am

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya-
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle `bu: bir Avrupalı`
Dedirir-Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünyâ, yeni Dünyâ, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi, tûfan gibi, mahşer mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşına da,
Ostralya`yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk:
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!
Ah o yirminci asır yok mu, o mahlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcûd ise hakkıyle, sefil,
Kustu Mehmedciğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel`undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a`mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağamın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer;
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyâre.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal`â mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te`sis-i İlahi o metin istihkâm.

Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun`-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ`nın ebedi serhaddi;
`O benim sun`-i bedi`im, onu çiğnetme` dedi.
Asım`ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmiyecek.
Şühedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar,
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr`in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmiyecek makberi kimler kazsın?
`Gömelim gel seni tarihe` desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
`Bu, taşındır` diyerek Kâ`be`yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ`yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hâtırana.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin`i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslam`ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, rûhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a`sâra gömülsen taşacaksın...Heyhât,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âgûşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Çanakkale Şehitlerine-Mehmet Akif Ersoy
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Yıldız Masalı :: Genel :: Edebiyat :: Şiir-
Buraya geçin: